Define İşaretleri

Akrep İşareti

Akrep : Çok zor ve meşakkatle alınabilecek bir emanettir. Bu tip yerler uzun çalışma gerektirir. Akrep aynı zamanda tehlike demektir. Bu tür defineler çoğu kez havuz altı, sulu kuyu ya da bir yer altı mahzeni içindedir. Değirmenlerin suyunun boşaldığı noktada akrep resmine rastlanır. Eğer akrep mağarada ise emanet mağaranın dip ve kuytu yerinde yapılmış bir dehliz içindedir ve dikkatle yaklaşmak gerekir.

Yılan İşareti


Yılan : Antik dönemlerden günümüze uzanıp gelen bir semboldür. İlk defa kimlerin ve hangi dönemlerde kullanıldığı hakkında kesin bilgiler bulunmamaktadır. Ancak dünyanın pek çok yöresinde farklı uygarlıklar tarafından değişik düşüncelerin sembolize edilmesi anlamında kullanıldığını arkeolojik araştırmalardan biliyoruz.Aynı sembol geçmiş pek çok dönemlerde büyücülük sistemlerinde, tıp alanında, ölüm ve doğum kültürünün ifade edildiği sosyolojik kontekstlerde, soy bilim dallarında ve son dönemde de define meraklılarınca farklı amaçlar için belirli anlamlarda kıymet ifade etmektedir.İnsanlık tarihinde bilinen çok uzun dönemleri içinde, yılan motifi hep insanla iç içe olmuştur. Bazen tapınaklarda, bazen dağlardaki kaya üstlerinde, bazen heykellerde ve fresklerde ve bazen de sikkeler üzerinde yılan motifi insanoğlunun hayatında daima çok önemli yer işgal etmiştir. Onun ifade ettiği anlamlar aslında çok fazladır. Sadece defineciye ait bir sembol gibi görmek çok ama çok yanlış bir bakış açısıdır.

Kablumbağa İşareti




Kaplumbağa İşareti: İlkel sembolizmin ilginç tapım figürlerinden biri de kaplumbağadır. Anadolu’da yaşayan pek çok uygarlıklarca kutsanmıştır. Kaplumbağanın bu denli kutsanmasının en önemli nedeni; üzerinde taşıdığı altıgen motiflerdir. Bundan yola çıkarak eski kavimler doğurganlık ve rakamsal sır olarak “6” nın özelliklerinden biri olan uzun ömürlülüğü bu sembolle ifade etmişlerdir.
Yumurtanın çoklu bölünmesi sonucu altıgenlerden oluşan bir kompozisyon meydana gelir. Çatalhöyük’te de görülen bu sembolik anlatımın Asya mezar taşlarına işlenmiş ve yanlarına (S)’lerin çizilmiş olması son derece anlamlıdır. Resimde görüldüğü gibi.

Aslan İşareti

Aslan : Ortaçağa ait sembolizmin bir öğesidir. Bu da yine Hz İsa’yı simgeleyen motiflerden bir tanesidir. İsa peygamber sık sık resim ve heykel sanatında soylu aslan, aslan gibi insan düşüncesiyle betimlenirdi. Tanrının oğlu olarak nitelendirildiği için cesaret, güç ve krallık anlayışlarına dayalı olarak Hz. İsa’nın bu motifle ifade edilmesi yaygın bir oluşumdur. Antik dönemlerden kalma saray veya benzeri seviyedeki harabelerin giriş ve yürüme bantlarında bazen açıkta veya toprak altında bir aslan heykelinin bulunması sık yaşanan olaylardandır. Şayet bunlardan bir tanesine rastlanırsa bilinmeli ki burası sarayın giriş yoludur. (Aslanlı yol) aynı zamanda bu tür bir heykel tek olmayacağı için aynı mekânda ve yolun sağlı sollu giriş noktasında bundan iki tane olacaktır.


Salyangoz İşareti





Salyangoz : Mevsimsel yenilenmenin, yani yeniden doğuşun bütün devirlerde simgesi olmuştur. Daidalos tarihte ilk defa sarmal özellikler taşıyan ve labirent biçimli bir sarayı plan halinde kralına sunan kişidir. Kral bu plandan çok memnun olur ve hemen inşasını ister.Esrarlı yaşamlarıyla ya da devlet gücünün korunmasıyla alakalı olan insanlar arasında daha sonraki dönemlerde labirentli yerleşimlerin yapılması büyük ölçüde yaygınlaşmıştı. Bu yapılar bazen yeraltında labirentler biçiminde, bazen de yer üstünde sarmal odalar ve dönemeçli biçimlerde yapılıyordu. Labirent yapılara günümüzde definecilik yapanlar tünel veya yeraltı şehri de demektedirler. Evlerde bu sembolün görülmesi yaygın değildir. Sadece arazi ortamlarında salyangoz işaretiyle karşılaşmak mümkündür. Bu durumda işaretin bulunduğu mekânın hemen yakınlarında doğal görünümlü bir kaya, bir su kuyusu veya yükseltili ya da çökük bir alan yeraltına inen giriş noktasının başlangıcı olacaktır. Bunun aranması gerekir.

Geyik İşareti


Geyik : Denilir ki, Artemis; kendisi için bir genç kız kurban edilecekken acımış ve onun yerine bir maral (geyik) koymuş ve genç kızı kurtarmıştır. Sonra kendi rahibesi olmak üzere onu alıp Tauris’e (Kırım) götürmüştür.Bu efsanenin uzantısı olarak çok sevilen ve toplumda belli bir yeri olan kadın ölülerin ardından onların mezar taşlarına (stel) geyik başı veya karaca resmedilir ki Artemis onu alsın ve kendine yakın kılsın. Geyik resimleri çoğunlukla mezar taşlarındadır.Arkeolojik açıdan bakıldığında bilimselliği olmasa da definecilerin yaklaşımıyla ve söylemleriyle şöyle bir görüşü ortaya koyabiliriz:Yayılıp dallanmış olan özelliği ile geyiğin boynuzu, antik düşüncede yeraltı sığınağını veya yeraltında bir tünel yapılanmasını (dehliz) ifade eder.

Tavuk İşareti


Tavuk : Definecilik alanında direkt olarak altın ve para ile özdeşleştirilen tavuk sembolü aynı zamanda antik yapılanmalarda doğurganlığın da sembolüdür. Tavuk kabalada ve dinsel bazı mitlerde üzerine tılsım uygulanmış yumurtanın taşıyıcısıdır.Tavuk tek başına sembolize edildiğinde çevresinde bir tek yumurtayı simgeleyen tek taş aranmalıdır diye yaygın defineci kabulünü belirtmeliyiz.Tavuk sembolü ve onun tek yumurta sembolü olan taş eğer doğru ifadeyi veriyorsa burada bir eşkıya gömüsü veya Ermeni topluluklarına ait bir metrükenin varlığından bahsedilir. Bunun altın para ve mücevherat olduğu ifade edilir.

At İşareti


At : Antik dönemlerde pek fazla sayıda hayvan dinsel yönden büyük bir saygı ve ihtiram görüyordu. Birçok hayvan kendilerine atfedilen kutsallıktan dolayı tanrılara amblem olmuş, ya da pek çok yerde olduğu gibi onlara adanmışlardır. Mesela bunlardan “At”, tanrı Hera’ya adanmış bir hayvandır.At; sadakatiyle tanınmış hizmet edici bir hayvandır. Ama bize konu olması bu sadakat ve hizmetkârlığının başka alanda tecelli etmesindendir. Bilindiği üzere mitolojik anlatımlar içinde “Troya (Truva) Atı” olarak bilinen bir hayvandan söz edilir. Anlatıma göre Yunan askerleri bir tahta atın içine saklanarak Truva kale şehrinin içine girmişler ve şehri bu hileyle zapt etmişlerdir. (Bugün, Çanakkale’deki Truva atı bu hadiseyi simgeler.) Definecilikte eğer bir anlam ifade etmesi gerekiyorsa olayın bu açıdan bir değer taşıyor olması gerekir. Biz olayı bu kadarla anlatıp konumuza gelelim: Arazide at çizimi oyma ya da kabartma olabilir. Fakat bugüne kadar görülen at çizimleri hep büyükçe işlenmiş olarak görülmüştür. Dikkat edilecek husus at paraya işaret midir, değil midir? Yer yüzeyinde bir taşa yatay olarak çizilmiş ve başka ilave hiçbir figürü yoksa bu, yakındaki bir mezarın simgesidir. Para olarak da mezarda ne varsa odur.

Deve İşareti


Deve İşareti
Deve İşareti
Deve : Orta ve kuzey Anadolu’da sık kullanımda olmayan deve, daha ziyade batı ve Güney Anadolu’nun vazgeçilmez taşıma ve binek hayvanı olarak şöhret bulmuştur. Fizik yapısındaki hörgüçleri, oturma ve yatma şekliyle pek çok hayvandan farklı özellikler taşıyan deve, zaman içinde Anadolu insanının define saklantılarında da vücudunun yapısı dolayısıyla değişik simgelemelerin aracı olarak kullanılmıştır. Devenin define işareti olup olmadığına bakmadan önce de hangi nedenlerle bu hayvana böyle bir misyonun yüklenmiş olduğunu incelemek gerekir. Devenin define işareti olarak kullanılma özelliklerini üç ana sebepte toplamak gerekir:
Bilindiği gibi deve, öncelikle kervanların vazgeçilmez aracı olan bir hayvandır. Buradaki ana özelliğiyle deve yük taşır ve sahibi tarafından genellikle bir zincirle çekilir.
Deve, en bilinen özelliği ile sırtında bir veya iki hörgüç bulunduran bir hayvandır.
Devenin az bilinen bir özelliği ise kendisine yapılan muameleyi unutmaması ve yerine göre vefalı olması, yerine göre de kin bağlamasıdır.
Define saklayıcısı olarak Anadolu’daki insanı ve arayıcı olarak da bizleri ilgilendiren üç ana konu, bu saydıklarımızdır.

Güvercin İşareti



Güvercin İşareti

Güvercin : Definecilik ve arkeolojinin epigrafisi alanında ise güvercinin farklı bir bakış yönü vardır. İslam Ebced’inde olduğu gibi eski Yunan harf sayılama sisteminde güvercin belli başlı bazı ifadelerin sembolü olmuştur.Güvercinin Grek dilindeki karşılığı “PERİSTERA” dır. Bu kelimeyi oluşturan harflerin sayısal değeri 801 yapar. Aynı şekilde eski Yunan alfabesinin ilk harfi olan Alfa’nın sayısal değeri 1, son harf Omega’nın değeri ise 800 dür. Bu iki harfin de toplamı 801’i verir.Bu durumda Alfa ve Omaga’nın toplam sayısal değeri ile Peristera’nın değerleri aynıdır; yani 801’dir.

Balık İşareti

Balık İşareti





Balık : Hıristiyanlığın sembolü olan bu balık, bolluğu, vaftizi, yenilenme gücünü ve kurbanı betimler. Bazen stellerde özenle ve itinayla işlenmiş olarak karşımıza çıkar. Balık sembolünün Hıristiyanlar tarafından nasıl kullanılmaya başlandığına dair birçok hipotez olsa da hiçbirinin kesinliği kanıtlanamamıştır. Yine de bu hipotezlerden en büyük ihtimali barındıran, Hıristiyanlığın kutsal metinlerinde geçen bir ifadenin balık sembolizmine yol açtığıdır; Hz. İsa mucizevî bir şekilde 5000 insanı ekmek ve balıkla doyurmuştur.Bir balığı andıran bu sembol, Roma döneminde ilk Hıristiyanlar tarafından kullanılan gizli bir semboldü. Dini inançları sebebiyle hor ve hakir görülen, hatta işkenceler maruz bırakılan ilk Hıristiyanlar bu sembolü kendi aralarında bir tanışma aracı olarak kullanıyorlardı.

Facebook ta Paylaş